29 Aralık 2011 Perşembe

her şeyin anlamı


yazar olmak sanırım, sandığımdan daha meret bişeymiş..kaç gündür, klavyeye dokunasım bile gelmiyor, ilham adresini şaşırdı, harfler düzenli bir sıraya oturup da kelime olamıyorlar bir türlü..cümleler deseniz, hep anlamsız, ucu açık, öznesiz yüklemsiz, boşluğa ithaf edercesine, dizilenmiş bir grup sözcük öbeğinden ibaret..adam akıllı kim? sorusunu soramadığım gibi, ayşe'yi fatma'yı geçtim, şu , bu ya da o diye gizli özne yanıtı dahi alamıyorum..düşüncelerime çarşaf giydirdim, hepsini örtüyorum, aklıma gelen ağzımdan çıkamıyor, depresyonun dibine vurmadım ama yerim hep ceza sahasının içi! her an bi gol olabilir! hazırlıklı olmalıyım diyorum ama olmuyor işte..ben her gücümü toplayıp maça odaklandığımda ya maç dışı kalıyorum ya bi çalım atıyorlar! ben yine yerdeyim..

ve hep,
beklemediğim yerden soruyorlar inanır mısınız?

çok çalışkan bir öğrenci olduğum söylenemez hayat yolunda tabi ancak tembel de değilim, arada çalışıyorum ama hep bilmediğim yerden soruyorlar soruları? sonuç; kalıyorum işte.. öylece! aptal gibi kalakalıyorum.. oysa, suç bende değil,
beş puan fazla vermeyen hocalarda! bırak, diyorum.. boşver! yaşa bildiğin gibi.. planlama, odaklanma, düşünme..olur mu böyle? ipsiz sapsız kel ayvaz mıyım hayır? belki yatağımı toplamaktan acizim ama benim de sorumluluklarım var, hepsi suya düşmeye mahkum da olsalar, hayallerim var.. her şeyden ötede, bir belki var ki içimde onu ne ben, ne bi başkası anlayamıyor işte..


eksik..
birşeyler hep eksik geliyor.. her şey rayına oturmuyor sanki, herkes ait olduğu yerde değil.. ben, nereye ait olduğumu bilmiyorum.. hayatın bana verdiği bazı ipuçları var.. ama hangi kablo nereye bağlanır, acil durumda kırmızı mı mavi mi kesilir öğretmiyorlar okulda.. ya da kalp kırıklıklarını onaran, dost kazıklarını tedavi eden bir hastane mevcut değil dünyada..çocukken evren bana çok kirli gelirdi.. hep çizgi filmlerdeki gibi tertemiz ve renkli bir yerde yaşamayı hayal ederdim..karda yürüyelim ama kar kirlenmesin, görüntüsü bozulmasın isterdim.. şimdi büyüdüm, daha ne kadar büyürüm belli değil.. büyüdüm ve gördüm..karda yürüyünce, kar kirleniyor belki ama karda yürüyüp, izini belli etmeyenler de var hayatta..onları tanıdım..

en çok da, yalan söyledim.. çoğu zaman kendime, bazen arkadaşlarıma, ödev yapamadığımda öğretmenime.. herkes kadar, bazen herkesten çok, isteyerek yalan söylediğim de oldu, istesem bile doğruyu söyleyemediğim de..bunlar için pişman değilim.. yaramaz ve umursamaz bir çocuk olduğum masalına inananlar, benim görünenin arkasındaki siluetimi asla çözemediler, bi zaman arkamdan konuştular, anladım.. anlamadığımı sandıklarında bile bildim onları, hafızama kazıdım, affettim zaman zaman ama asla unutmadım..


içimdeki çocuk,
asla büyümeyecek..onu hep 8 yaşında bıraktım, gençliğim ise geri gelmeyecek onu da zamanın birinde bi kenara attım.. şimdi ikisinin de dışında ama asla yaşlı olmayan bir insanım..ikisine de sahip olamadığımdan, garip geçişlerim var boyutlar arasında.. hal böyle ama pek çoğundan daha iyi geçiyor zamanım.. yaptığım hatalar belki diğerlerinden az, belki değil ama en azından netlerimde ilerleme var ve her sınav sonrasında, puanlarım artıyor, şimdilik..


şans..
ahlaksız piç! o asla benimle olmadı..


pişmanlık, kapısını çalmadığım apartman komşum..aşık olduğu kadına onu sevdiğini söylediğinde, kadın çoktan son nefesini vermek üzereymiş,
şimdi elli yaşında ve her kapı çaldığında geç kalınmış bir itirafın ağırlığıyla, ayrı geçen 30 senenin özlemiyle açıyor kapıyı ve her açışında, ayrı bir yumruk saplanıyor boğazına..

umut, uzaklarda, kaybettiğim bir çocuk..kendisini aylar var ki görmüyorum, yaşadığı yere gidip soruşturdum.. yaşı 20'ye dayandıktan sonra pek görünmezmiş insanlara.. o nedenle çocuk kalmış ve hep çocuklarla oynamış..

özlem,
herkesin evindeki tuz.. kimi az ekiyor aşına, kimi çok.. ama bütün özlemler, belli bir miktardan sonra kör ediyor, şişmanlatıyor, insanın içini şişiriyor.. özlemsiz de yaşanmıyor ama o da var.. azı karar çoğu zarar diyor uzmanlar..

gelecek, henüz vizyone girmemiş yeşilçam filmi.. konusu az çok belli ama yine de nasıl biteceğini bilemiyorsun. aslında biliyorsun da, bazen hep "diğerini" hayal etmeyi istiyor insan.. hayal, kim diye başlamak istemiyorum, bitirememekten korktuğumdan.. o hepimizin sevgilisi..


her şeye anlamlar yüklediğim, anlamsız bir gün bugün..

kendi içime yolculuk yaptığım ve her duraklama noktasında aynı korkunç yargıyla karşılaştığım bi gün..

garip bi gün..



3 yorum:

  1. çok begendim canm ellerine saglık ;)

    YanıtlaSil
  2. çoook teşekkür ederim sevilay ve sude.. :):)

    YanıtlaSil