22 Ocak 2012 Pazar

90'lar çılgınlığı ve milenyum

bodozlama bahsini etmek istediğim konuya giricem.. dün gece twitter'da 90'lar patladı gitti resmen, okan da iyi bir program yaptı, adam her zaman iyi zaten, en azından tarzını sevdiğim, samimi bulduğum biri.. olay bu değil, 90'lar patladı ya, herkes heybesinde ne varsa çıkardı döktü ortaya.. 90'lar şu demek bu demek, ay ne güzeldi, neydi o bir zamanlar diye cümleler kuruldu..ben de kurdum, yalan değil.. sonrasında garip bi his, acı bi tat.. bi hüzün, melankoli, bulunduğumuz çağın anlamsızlığı düştü aklımıza, hadi itiraf edin, herkes 90'lara dönmek istedi, youtube'dan eski şarkılar aranıp yeniden dinlendi, hala saklanıyorsa, yüksek belli pantolonlar sandıklardan çıkarıldı, resimlere bakıldı, hatta gece gece gidip bakkal bakkal dolaşılıp sulu göz, tüpte çokokrem, tasolu cipsler arandı.. hiçbir şeyde eski tatlar yok dendi, tamam haklısınız..

ama bugün bakıyorum hala "mood:90's" herkes akşamdan kalma bi 90'ların özlemini çekip duruyor, milenyuma lanet ediyor.. 90'ları bu kadar güzel kılan -en azından çoğumuz için konuşuyorum- çocukluk ve gençlik yıllarımız oluşu değil mi? aslında özlenen o füzo denilen-bunu da sonradan öğrendim- kendi deyimimle topuktan geçmeli tayt giymek, küt saç kestirip arkadan uzun bir kuyruk bırakmak, yüksel bel pantolon giyip, gömlekleri içine sokmak ya da kıytırık göz yaşartan bi sakızı çiğnemek ya da eminönün'de 100 tanesini çok ucuz bi meblaya alabileceğin, cipslerde çıkacak diye kıçını yırttığın, uğruna mahalle kavgası başlattığın aptal tasolar, sürekli hayal kuran 30 gösteren liseli bediş ya da pazar akşamı banyo yapmak falan değildi.. özlediğimiz, çocukluğumuz, masumiyetimizdi..

hem şimdi 90'ları salya sümük anan bizler, 2000'li yıllara girerken, wuhuu 21. yy'a girdik diye havalara uçmadık mı? yeni açılan dükkanlara, milenyum cafe, emlak, kırtasiye, kuaför gibi v.s bi sürü isimler verip ortalığı milenyum isimli yerlerle kırıp geçirmedik mi? 90'ların kıymetini içinde yaşarken bildik mi, hayır... her devrin bi güzelliği olduğuna inanıyorum ve her şey zamanında güzeldi..o nedenle önümüze bakalım şimdi..

90'larda çocuk olan nesil için konuşuyorum, yarın öbür gün de, 2000'ler şöyleydi, kızlar saçlarını hep maşa yaparlardı, ayy o saçma sapan çıt çıtları az mı takardık, hele o ugg'lar neydi öyle balıkçı ayakkabısı gibiydi ama ben de giyiyordum kahretsin,  erkekler saçlarını jöleyle havaya dikerdi, bavul gibi kol çantalrı takardık, aşk-ı memnu herkesin dilindeydi, kavak yelleri dallas gibiydi vs. şeklinde anlatmayacak mıyız ya da twitter'da hoşlandığımız kişiyi takip ederdik, face'de dürterdik bilmem ne diye yad etmeyecek miyiz bu günleri, o zaman da 2000'ler her şeyin anlamlı olduğu, bi değerinin olduğu yıllar olacak.. bundandır ki önemli olan, anın kıymetini bilebilmek.. o'nu değerlendirmek..

hem zaten hayat kısa.. hadi çıkıp bi yerle gidin, durmayın evde.. ileride 2000'lerde canımız sıkıldığında cafelere giderdik, kendimizi orda burda check in yapardık dersiniz belki de.. hatırlayacak güzel bi anınız olur..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder