21 Ocak 2012 Cumartesi

kapak olsun!

kahretsin ki hümanist bir insanım, insanlığı seviyorum, aslında böyle olmaması lazım değil mi? herkese aynı değeri verdiğimden denklemleri bi türlü çözemiyorum..bundandır matematiğimin kötü oluşu..herkese aynı değeri vermediğimde ise x,y,z diye sınıflandıracağıma gidip x1, x2, x6.. şeklinde isimlendirdiğimden birbirine karıştırıyorum, ömür boyu yanımda kalması gereken insanlarla, gelip geçici muhabbetler ile kapı dışarı edilecekler birbirine dolanıyor.. hal böyle olunca, ömürlüklerle, sezonluklar birbirine karışıyor.. kilosu 10 kuruş olan buğdayla, 2 kuruş olan buğdayın karışması gibi birşey bu.. ayırması zor, zararı büyük! yazık, 10 kuruşluk buğdaya da bana da..

işte bugün de bunun ayrımı net bir şekilde yaptığım bir gün.. öyle adam ol diye ayar vermekle olmuyor işte.. karşıma dikilince, şaşırıp kalıyorum.. karşımdakinin cüretine, cehaletinden gelen cesaretine.. ama her defasında aynalar üzerime üzerime gelip, senin suçun diyor, radyolarda, kendin ettin kendin buldun şarkıları çalıyor, biletlerin üzerinde bile, hiç şimdi hayıflanma, suç bende değil sende, yazabiliyor! yazsın tabi haklı da..

ve şunu da anladım.. bazı insanlar, gerçekten "eksikliklerini" bastırmak için saçma sapan yollara başvuruyorlar.. mesela, çok çirkinler sürekli güzelim diyerek, çok aptallar akıllıyım nutukları çekerek, ayının önde gidenleri, kibar feyzo gibi takılmaya çalışarak, şerefsizler, namusluyum şöyleyim böyleyim diye palavra atarak.. hepsi, mutlaka bir şekilde aşağıda kalan egolarını şişirmeye çalışıyorlar ama yapmasınlar.. çünkü hayvanlaşıyorlar! ve daha çok batıyorlar göze.. misal, diyelim bi parmağınız yok.. siz sürekli ne mükemmel parmaklara sahip olduğunuzdan bahsettiğiniz zaman, insanlar aa ne mükemmel 9 parmağı var demez, bi parmağı yokmuş derler.. yani yoktan yere dikkatleri ellerinize çekmiş olursunuz, bu sizi kalem parmaklı falan yapmaz! güzellik, çirkinlik, zeka bunlar Allah vergisi şeyler, olabilir de olmayabilir de.. ama karakter de doğuştan gelmiyor ya, insan olmak önemli..

şimdi, kendim geriye yaslandım, bir liste yaptım, canımdan daha değerliler, canım kadar değerliler, güzellik katanlar, olmasa da olurlar, kapı dışındakiler, kara kediler, öküzler, embesiller şeklinde.. öyle iyi yaptım ki ayrımlarını bütün bu gönül listemdeki sosyal sınıfların, kast sisteminden daha ağır şartları, sınıflar arası geçişlerin.. bundan sonra böyle, berlin duvarı'ndan daha sağlam bir duvar çektim  bazı insanlarla arama, dışında olup da içine geçebilene aşk olsun!

ben lafımı söyledim, anlayana kapak olsun..



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder